VAHAP MUNYAR'ın kaleminden Barbare...
Borsadan kazanıp denize ve bağa girdi Fransa’da ‘Barbar şarap’ ürettirecek... FRANSA’da ve Türkiye’de “borsa oyuncusu” olan, bir süre ABD’de de yaşayan Can Topsakal, 2000 yılında Tekirdağ’ın Barbaros beldesinde 230 dönümlük bağının temellerini attı.

 

 

Bağdan elde ettiği üzümlerin iyi şarap üretimine elverişli hale gelmesini beklerken 2002’de yakın arkadaşı Naim Koçer’le bir de tersane kurdu.
İki finansçı ortak, denizcilikte işlerin dalgalı yürüdüğünü görünce, hisselerinin yarısını Carlyle Group’a devretti. Bu devirden kısa süre sonra tersanede işler iyice durgunlaştı. İki ortak birbirine moral verdi:
- İyi ki hisselerimizin yarısını Carlyle Gorup’a vermişiz.
Carlyle Group, işlerin iyi gitmediğini görünce TVK Tersanesi’ndeki ortaklıktan çekilmeyi seçti. Can Topsakal, denizdeki dalganın stresini bağlarından ürettiği Barbare adını verdiği şarapla atma fırsatı yakaladı:
- 230 dönüme Cabarnet Sauvignon, Merlot, Syrah, Grenache, Mourvedre üzümleri dikmiştim. Hedefim sadece kırmızı şarap üretmekti. 1.5 yıl önce ilk ürünlerimizi vitrine çıkardık.
- Neden şarabınıza Barbare adını verdiniz?
- Bağımızın ve şaraphanemizin bulunduğu yer Barbaros. Ayrıca, organik üretim yapıyoruz. “Barbar” aynı zamanda doğalı da işaret ediyor.
- Yıllık üretiminiz ne kadar?
- 100 bin şişe üretiyoruz. Kendimizi butik üretici olarak konumlandırdık.
230 dönümlük bağdan daha fazla şarap elde etmenin mümkün olduğuna değindi:
- Aslında 200-250 bin şişe şarap elde etmek mümkün. Hedeflediğimiz kaliteyi tutturmak içib dönüm başına 400 kilo 
üzüm almayı yeğliyoruz. Yani, bağlarda salkım azaltması yapıyoruz. Fransa’da bu konudaki üst sınır dönümde 600 kilodur. Türkiye’de 1000 kiloya kadar çıkanlar var.
Can Topsakal, yakın dostları Naim Koçer ve Ahmet Bağlıca ile Barbare’nin Genel Müdürü Tülin Bozüyük’ün de bulunduğu sohbet masasında şarap işine Fransızlarla birlikte girmeyi denediğini vurguladı:
- Tam sermaye koyma noktasına gelindiğinde vazgeçtiler. Bizim en büyük şansımız, şarap yapım uzmanımız Fransız Xavier Vignon oldu. Hem iyi şarap üretmemizde rol oynuyor, hem de az da olsa Finlandiya, İsveç ve Norveç’a ihracat yapmamız için bize rehberlik yapıyor.
Tülin Bozüyük araya girdi:
- Almanya’da şarap pazarlaması yapan en iyi internet sitesinin listesine de girdik.
- İç pazarda durumunuz nasıl?
Can Topsakal yanıtladı:
- Dağıtım için Doluca ile anlaştık.
- Bağlarınızı ve şarap üretimini büyütmeyi düşünüyor musunuz?
- Bağlarımızı büyütmeyi pek düşünmüyoruz. 25 dönüme Sauvignon Blanc dikip beyaz şaraba da gireceğiz. Asıl büyümeyi Fransa’da Barbare markasıyla ürettireceğimiz şaraplarla yapacağız.
Bu işi Xavier Vignon’la yapacaklarını kaydetti:
- Xavier, yılda 600 bin şişe üretim yaptırıyor. Biz de üretimi onunla gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.
Alkollü içkiye karşı “mahalle baskısı” giderek daha da yoğunlaşırken, Can Topsakal’ı umutlu gördüm:
- Türkiye’de iyi şarap üretilebildiğini gördük. Bu işin daha da gelişeceğine inanıyorum.
Üretici inanarak işe sarılır, hükümet de en azından ihracatta önünü açarsa, Türk şarapları dünya vitrininde rahatlıkla yerini bulur...