Barbare

Asmadan kadehe uzanan eşsiz bir yolculuk… Ve bu yolculuğun en güzel anlarını simgeleyen eşsiz bir lezzet. Her şişesinde, en kaliteli üzümleri ve farklı hikayeleri buluşturan Barbare, yıllar geçtikçe daha da değer kazanan hikayelerle aranızda bağ kurmaya devam ediyor.

Barbare Bağları

Fransa’da üniversite eğitimi sonrasında restoran işletmeciliği yapan ve Chateau-neuf-du-pape bölgesindeki Chateau Cabrieres ve Chateau Maucoil’in sahibi ile arkadaş olan Can Topsakal’ın, tutkusu olan şarap işine girmek istemesi ile 2000 yılında Barbare hikayesi başlar. Çeşme’den Tekirdağ’a kadar toprak ve mikroklima araştırması sonucu bağcılığa uygun toprağı ve konumuyla 230 dönümlük Barbare Bağlarında karar kılar ve Fransa’da önemli şatoların da danışmanı olan Xavier Vignon ile yola çıkar.  

Barbare bağları, Tekirdağ’ın Barbaros kasabası ile Yazır köyü arasında yer alır. Marmara denizi kıyılarında, küçük bir tepenin üzerine kurulan bağlarda, güneşin ısısı ve denizin serinletici özelliğinin ideal kombinasyonu ile dünya standartlarında üzümler yetiştirmeye imkan vermektedir.  Bölgede şarap yapımı binlerce yıllık bir gelenek ve günümüzde kurulan modern bağlar sayesinde bölge tekrar şarapçılıkta söz sahibi olmaya başlamıştır.

İlk olarak 2001 yılında başlanılan dikim, 2003 yılına kadar aralıklarla devam eder. Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah, Grenache ve Mourvedre üzümlerinin dikildiği bağlarda organik, biyodinamik ve sürdürülebilir bağcılık yapılmaktadır.

10 kişilik üretim ekibinin dışında dönemsel olarak; budama, bağlama, azaltma ve bağbozumu dönemlerinde yaklaşık 60 kadın bağlarda çalışmaktadır. Bu da bölge halkı için yeni bir iş alanı oluşturmaktadır.

Şarap yapımı bağda başlar felsefesini benimseyerek, düşük verim uygulaması yapılan bağlarda verim ortalaması 350-400kg civarındadır. Zorunlu haller dışında sulama yapılmadığı gibi, hasat edilecek salkımların olgunluk ve yoğunluk açısından homojen olmasına azami özen gösterilmektedir. Bu sayede muhteşem renkli, kompleks aromalı ve yumuşak tanenli, görkemli şaraplar elde edilebilmektedir.

Organik Bağcılık ve ECOCERT sertifikası

“Topraktan alınanı tekrar toprağa geri vermek” ana felsefesiyle yola çıkılıp, üzümler için en iyiyi araştıran ve organik bağcılığı esas alan Barbare; bunu sertifikalandırmak için dünyadaki en iyiyi seçer. Böylece üzümlerin tüm özel ve kamu kuruluşları tarafından tanınan ECOCERT tarafından sertifikalandırılması için yola çıkılır. Dünyada ürünün organik olduğunu kanıtlayan Ecocert Belgesi üretim zincirindeki tüm süreçlerin ve ürünün içindeki maddelerin değerlendirilmesine, en kaliteli ekolojik içeriğin kullanılmasına ve çevreye gösterilen duyarlılık konularına kadar pek çok değerlendirme yapmaktadır. Bugün tüm dünyada sadece 15 bin adet Ecocert sertifikasına sahip ürün bulunmaktadır ve Barbare Şarapları ise bunlardan biridir.

Barbare ismi nereden geliyor…

Konum itibari ile bağlar Barbaros köyü sırtlarında olduğu ve bölgesel şarapçılığa önemine inanıldığı için şarapları isimlendirirken bölgenin adından yola çıkıldı. Bağda da organik tarım ile doğayı ve doğal olanı korumak isterken şarabın da bölgenin ismini taşıması düşünüldü. Logoda; kızıl sakal anlamına gelen Barbaros’un sakallı kafası kullanıldı.

Xavier Vignon kimdir?

15 yıldır Fransa’nın önemli şarap bölgelerinden Châteauneuf-du-Pape ve çevresinin önemli önologlarından biri olan Xavier Vignon danışmanlıktan öte bağın kontrolü ve şarap yapımını tamamen kendisi yönetmektedir. Her ay Fransa’dan bağlara gelir ve bağbozumu zamanı ise mesaisinin çoğunu Barbare bağlarında geçirmektedir.  

ŞARAPHANE

Üzümler hasadın ardından hiç bekletilmeden bağın içinde bulunan şaraphanenin kapısına ulaşır. Bu sayede taşıma sırasında üzümün zarar görmesi ve en iyi şırasını yolda kaybetmesi engellenir. Bağların içinde yer alan şaraphanede bu şekilde “şato tarzı” üretim yapılması  kaliteyi arttıran en önemli etkenlerden biridir.

Isı kontrollü paslanmaz çelik tanklarda fermentasyon yapılır. Residual şeker oranı en fazla 0,5 g/l civarında sek ve alkol derecesi 12,5 ile 14,5 arasında değişen şaraplar elde edilir.

Fermentasyon sırasında sürekli kontrol altında tutulan tanklardan numuneler alınarak, şaraphane içinde yer alan laboratuarda analizler yapılır ve parametrelerin normal olmasına emin olunur. Fermentasyon 2 ile 6 hafta arasında değişmektedir. Bu her yılki hasada göre de değişebilir. Fermentasyonu tamamlanan şaraplara malolaktik fermentasyon uygulanır ve bir süre daha paslanmaz çelik tanklarda dinlendirilir. Daha sonra tekrar yapılan analizler sonucu önolog Xavier Vignon’un kararı ile Fransız meşe fıçılarda olgunlaştırma yapılır. Allier, Vosges ve Nevers marka Fransız meşe fıçılar kullanılan şaraplarda “fazla meşe hissini yaratmadan meşede yıllandırma -to make aging without too much oak” felsefesi esastır. Fıçılar en fazla 4 yıl kullanılmaktadır.

Şaraphanede ilk üretim 2007 yılında gerçekleşmiş ve Nisan 2011 tarihinden itibaren de Barbare Şarapları şarap severlerle buluşmuştur. Barbare Şaraplarının en önemli hedeflerinden biri de ülkemizde de yıllandırılabilir dünya standartlarında şaraplar yapılabileceğini göstermektir.

Barbare Şaraphane’de 10 çeşit şarap üretilmektedir. Beyaz olarak sadece Sauvignon Blanc, Rose’de ise ilk olarak Mourvedre & Merlot 2010 kupajından sonra, Cabernet Sauvignon-Mourvedre 2011 kupajı üretilmiştir. Bunların dışında 5 farklı kırmızı üzümün karışımlarından oluşan 8 farklı kırmızı şarap bulunmaktadır. Barbare Premier, fıçıda bekleyen çeşitler arasından üst kalite olgunluğa erişmiş şaraplardan seçilerek yapılan karışımla elde edilirken, Barbare Elegance Syrah, Grenache, Mourvedre, Cabernet Sauvignon, Merlot üzümlerinden oluşan Chateaunuef-du-Pape stilindedir. Tipik bir Bordeaux stili kırmızı şarap olan Barbare Prestige ise Cabernet Sauvignon ve Merlot kupajı ile Türk damak zevkine çok yakışan şaraplardandır. Ayrıca Premier’in Syrah ve Cabernet Sauvignon olarak 2 yeni monosepaj çeşidini de yeni şişelenerek şarap severlerin beğenisine sunulmuştur.

Bunlara göre biraz daha genç olarak sayabilen Barbare Syrah & Grenache & Mourvedre ve Barbare Cabernet Sauvignon & Merlot kupajları da üzümlerin meyve aromalarını ön plana çıkaran ve meşe aromasının çok dengede tutulduğu şaraplardır. 

İstanbul’a 1,5 saat mesafede bulunan bağlar ve şaraphane 12 ay boyunca ziyaretçilere açıktır. Şarap severler bağları gezip, mahzende tadım yaparak, istedikleri şarabı daha uygun fiyata alabilmenin avantajını yaşayabilmektedirler.